Ana sayfaya dön
ATO’nun Dershaneler Dosyası

Ankara Ticaret Odası (ATO), Türkiye'deki dersaneleri inceledi ve 'Dersaneler Dosyası' adı altında bir rapor hazırladı. Rapordaki rakamlar son yıllarda dershane sayısının arttığını, dershanelerin temel eğitimin önemli bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor.

Türkiye'de dersane sayısı son 20 yıl içinde 15 kat arttı. Şu an toplam 2 bin 615 dershane hizmet görüyor.
Bu dershanelerin çok büyük 10 ilde toplanıyor.
En çok dershane İstanbul’da: 626 adet
Ankara'da 275, İzmir'de 154, Adana'da 104, Bursa'da 74, İçel ve Antalya'da 68'er, Hatay'da 67, Konya'da 60, Kocaeli'nde 53 dersane bulunuyor,
Dersane sayısında ilk 10 sırayı alan bu illerde toplam dershane bin 549’u buluyor.
Bu rakam Türkiye genelinde 2 bin 615 olan dershane sayısının yaklaşık yüzde 59'una denk geliyor.

İlginç istatistiki sonuçlar da var raporda:
Rapora göre İstanbul'daki dershane sayısı; dershanelerin faaliyet gösterdiği 54 ilin 32'sinin toplamından daha fazla: Tunceli'de 1, Ardahan, Şırnak ve Bayburt'ta 2'şer, Siirt ve Gümüşhane'de 3'er, Bartın, Sinop, Muş, Hakkari, Çankırı, Bingöl ve Bilecik'te 4'er, Kilis, Iğdır ve Kastamonu'da 5'er, Batman ve Karaman'da 6'şar, Bolu'da 7, Artvin'de 8, Aksaray, Kırşehir, Nevşehir, Giresun'da 9'ar, Karabük, Van, Uşak ve Burdur'da 11'er, Rize'de 12, Mardin'de 14, Sivas ve Erzurum'da 15'er özel dersane bulunuyor.

Rapora göre
2000 yılında bin 864 dershanede 523 bin 244 öğrenci,
2001 yılında 2 bin 2 dershanede 588 bin 637 öğrenci,
2002 yılında 2 bin 122 dershanede 606 bin 522 öğrenci,
2003 yılında 2 bin 615 dershanede 668 bin 673 öğrenci hizmet aldı.
2004-2005 öğretim döneminde dershane sayısının 2 bin 900'e, öğrenci sayısının ise 735 bine ulaşması bekleniyor.

Rapora göre, 735 bin öğrenci bu yıl dershanelere 3 milyon YTL ödeyecekler.
Eğitim hayatına 1984 yılında giren dershanelerin sayısı:
ilk yıl 174 iken şu an 2 bin 615'e ulaştı. Bu 15 kat arttı demektir.
1993 yılında 297 bin 234 olan öğrenci sayısı da geçen yıl 668 bin 673'e çıktı. Bu da yaklaşık 2.5 kat demektir.

İlk kurulduğu yıllarda sadece lise son sınıf öğrencilerinin tercih ettiği kurumlar olan dersanelerin artık eğitimin her kademesinde hizmet vermeye başladığı da raporun tespitleri arasında.

Rapora göre kurs ücretleri 2 ile 8 bin YTL arasında değişiyor. Bu yıl dershanelerde kayıt yaptıracak öğrenci sayısı 735 bin varsayıldığında 2004-2005 öğretim yılında dershanelere ödenecek para 3 milyon YTL’yi aşıyor.

TEMEL EĞİTİME ALTERNATİF

Rapora göre, dershanelere kayıt yaptıran öğrenciler arasında her çeşit okuldan gelenler bulunuyor. Üniversiteye hazırlık için dershaneye giden öğrencilerin yüzde 30'u genel liselerden, yüzde 22'si süper liselerden, yüzde 21'i Anadolu liselerinden geliyor.

Anadolu liselerine ya da süper liselere girmek için dershaneye giden öğrenciler bu okullardan mezun olunca bu kez üniversiteye girmek için tekrar dershaneye kayıt yaptırıyorlar.

2002 yılında üniversiteyi kazanma oranı yüzde 39.86 iken, 2003 yılında bu oran 31.71'e düşmüş durumda.

Üniversite sınavına başvuranların sayısı her geçen yıl artıyor.
2002 yılında 1 milyon 540 bin,
2003 yılında 1 milyon 597 bin,
2004 yılında 1 milyon 728 bin başvuru sözkonusu.


AYGÜN: "MİLLİ EĞİTİMİ ÖZELLEŞTİRMEYİ BAŞARDIK"

Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATO Başkanı Sinan Aygün, devletin eğitimdeki zaafiyetinin vatandaşın cebine yük olarak yansıdığının altını çizdi.

Özel dershanelerin diğer ülkelerde sınavlar için taktik ve ipuçları vermek için kurulduğuna dikkat çeken Aygün, Türkiye'de ise dershane sektörünün temel eğitimin bir parçası haline geldiğini belirtti.
Özellikle lise son sınıflarda öğrencilerin sağlık raporu alarak okula gitmediklerini, bunun yerine bütün yılı dershanede geçirdiklerini kaydeden Aygün, "Bu durum devlet okullarının eğitim konusundaki yetersizliğini gösteriyor. Vatandaş devletin verdiği eğitime güvenmediği için cebinden ekstra para harcayarak çocuğunu dershaneye gönderiyor. Devlet okulundaki öğretmen de boş sıralara ders anlatıyor. Bu bir kaynak israfıdır" dedi.

Devletin temel görevleri arasında yer alan eğitimin hemen her alanda imkansızlıkların pençesinden kurtulamadığını ve devlet bütçesinden eğitime yeteri kadar bütçe ayrılamadığını ifade eden Aygün, "Eğitim işini özel okullara, özel üniversitelere, özel dershanelere ihale ederek milli eğitimi özelleştirmeyi başardık" ifadelerini kullandı.

Ana sayfaya dön